CM 01-02 TÜRKÇE

Bu oyunun hala aktif bi oynayıcısıyım ve araştırmadığım, taramadığım yer kalmadı ve çoğu şeye ulaştım :)
Oyunu ben hem 2018 Güncel Kadrolarıyla 2018 den baslayarak TURKCE olarak oynayabiliyorum
hemde Orjinal kadrolarıyla v3.9.68 versiyonunda da TURKCE olarak oynayabiliyorum.

2018 Güncel Kadrolarıyla 2018 den baslayarak TURKCE oynamak isteyenler,

1- Oyunu Sıfırdan Orjinal kurun. (Yapımcısı oyunu Ucretsiz olarak veriyor :) https://www.sendspace.com/file/3i6i0o )
2- v3.9.68 guncellemesini kurun. (https://www.sendspace.com/file/4abx4y)
3- 2018 Güncel kadrolar için March 2018 Data Update yi indirin ve oyunun içine (Data'ya) atın. (https://www.sendspace.com/file/dte1dl)

4- Oyunu istediğiniz yıldan baslatabilmek için, " Tapani 2.20.1 Patch "i kurun. (https://www.sendspace.com/file/594p71)
(Tapani 2.20.1 Patchi calıstırarak oyunu 2018 den baslatın. dosyayı acınca ne kadar kolay oldugunu goreceksiniz korkmayın :)
5- Tum dört aşamayıda başarıyla yaptıysanız Oyun'a girin, istediğiniz Ligleri seçin ve Oyuna baslayın. İstediğiniz takımı kontrolünüz altına alın ve Oyunu SAVE leyip cıkın.
(Türkçe Yamayı SAVE yaptıktan sonra kuracagız. Oynayacagınız oyunu mutlaka SAVEleyin yani kaydedin.)
6- Türkçe Yamayı ( http://www5.zippyshare.com/v/7WbTS17F/file.html ) Kurun.
(Yamayı indirip boş bi klasöre kurun, sonra içinden çıkan data ve exe dosyalarını oyunun içine atın ve değiştirmelere evet diyin.)

7- ve Oyunun ayarlarına girip Dili turkce yapın ve Savenizi çalıştırın. Ve 2018 Güncel Kadrolarıyla 2018 den baslayarak TURKCE oynayabiliyorsunuz artık sizde :)
(Oyunu baslatırken ve saveleri acarken bikaç hata uyarısı verir onemsemeyin tamam deyin geçin bi sıkıntı yaratmıyor ben hala oynuyorum yıllardır)


Orjinal kadrolarıyla v3.9.68 versiyonunda da TURKCE oynamak isteyenler,

1- Oyunu Sıfırdan Orjinal kurun. (Yapımcısı oyunu Ucretsiz olarak veriyor :) https://www.sendspace.com/file/3i6i0o )
2- v3.9.68 guncellemesini kurun. (https://www.sendspace.com/file/4abx4y)
3- Tum iki aşamayıda başarıyla yaptıysanız Oyun'a girin, istediğiniz Ligleri seçin ve Oyuna baslayın. İstediğiniz takımı kontrolünüz altına alın ve Oyunu SAVE leyip cıkın.
(Türkçe Yamayı SAVE yaptıktan sonra kuracagız. Oynayacagınız oyunu mutlaka SAVEleyin yani kaydedin.)
4- Türkçe Yamayı ( http://www5.zippyshare.com/v/7WbTS17F/file.html ) Kurun.
(Yamayı indirip boş bi klasöre kurun, sonra içinden çıkan data ve exe dosyalarını oyunun içine atın ve değiştirmelere evet diyin.)

5- ve Oyunun ayarlarına girip Dili turkce yapın ve Savenizi çalıştırın. Ve Orjinal kadrolarıyla v3.9.68 versiyonunda da TURKCE oynayabiliyorsunuz artık sizde :)
(Oyunu baslatırken ve saveleri acarken bikaç hata uyarısı verir onemsemeyin tamam deyin geçin bi sıkıntı yaratmıyor ben hala oynuyorum yıllardır)

NOT: Lig isimleri ve Ulke isimleri Fransızca kalıyor ama oyunun %98i TÜRKÇE oluyor. Çok bi zararı yok zaten ama Onada zamanla alışıyorsunuz zaten.. :)​


Kurulumda veya linklerin guncellenmesiyle alakalı whatsaptan mesaj atabilirsiniz :)

0543 214 00 91

Hayatın Sırrı ve Sonsuz Mutluluk

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. "Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?" demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."


Eğitim Devrimi

Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.
Mustafa Kemal Atatürk

2010 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, Sınavı geçerli olan 1 milyon 487 bin 493 adaydan, 14 bin 156'sının puanı hesaplanamamış ve Sıfır çekmişti.

2011 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, 1 milyon 648 bin adayın sınavı geçerli sayılırken sıfır alanlar ise 38 bin 269 idi.


Devletin Mallarına inat, Yaşasın Mutlu Hayat

İnsanlığın yaşadığına tamamen inancım kalmadı artık..
Hayat o kadar güzel ki, bunu görmek yerine ısrarla Mutsuzluğu, Karamsarlığı, Negatif davranan ve her işe Sorumsuzca ve Enerjisi düşük başlamaları beni çok yaralıyor. Resmen şaka herhalde bu diyorum, Harikalar Diyarını neden göremiyorlar, Kafalarını neden kumdan kaldırmıyorlar diye. Ve onları özetleyebileceğim en iyi kelime, Mal kelimesi oluyor. Oldukça ağır bir kelime olduğunun farkındayım bununla birlikte Çok anlamı ifade ettiği için her anlamdan uyuyor. Robotlaşmış Meta gibi, Aklı olduğu halde kendini tanıyıp keşfedip Hayallerine ulaşmak yerine sıradan ve Mutsuz bi hayatla monotonlaşan eşyalar gibi, Devletin Park ve Bahçelere koyduğu Banklar gibi kısaca Mal işte.. Sadece ona biçilen Görevini yerine getiren obje veya varlık misali..
Sürçü Lisan Ettiysem Af ola.. Lakin Böyle ağır sözlerden anlıyor bu İnsanlar Malesef.. tüm Sözlerim Meclisten dışarı.. =))


Geleneksel her hafta Aşkın Market bünyesinde yapılan Halısaha maçımızda Karektersiz Rakip oyuncusu tarafından son dakikada adice sert Müdahale sonucu yere düşürdükleri Omzu çıkan arkadaşımızdan Özür dilemeyen Fair Play’den uzak Rakip Takıma yazıklar olsun..


Obsessif-Kompalsif Bozukluklar / Psikolojik Saplantı-Takıntı

Obsessif-kompalsif  (obsesslve-compulslve)  bozukluklar  düşünme  ve  davranma saplantılarını ifade ederler. Obsessif bir kişi kafasına takılan bir fikirden kurtulamaz, fikir kafasında sürekli tekrar eder, bir nevi düşünce saplantısı oluşur.  Belirli  bir  şarkıyı  hiç  istemediğiniz  halde  sürekli  zihninizde  tekrar ettiğiniz anlar oldu mu? Bu durumun aşın derecesi obsessifllği ifade eder. Kişi belirli bir davranışı yapmaktan kendini alıkoyamıyorsa ve belirli bir davranışı yapmaya saplanıp kalmışsa, o kişiye kompalsif adı verilir. Bu ikisi, yani bir düşünceye veya bir davranışa saplanma çoğu kez blrarada ortaya çıkar ve böyle bozukluklara  obsessif-kompalsif  bozukluklar  adı  verilir. Obsessif-  kompalsif bozukluklar genellikle şu üç türde kendini gösterir:

BioPsikoloji

Tıp biliminin değişik alanlardaki gelişmeler, insan davranışının altında yatan biyolojik temelleri anlamamıza yardımcı olur. Bu nedenle fizyoloji, nöroloji gibi tıp bilimleriyle, psikoloji gibi davranış bilimleri arasında sıkı bir bilgi alışverişi süregelir.

Psikologların insan davranışıyla ilişkileri, kara kutu ilişkisine benzer. Psikologlar insan davranışının temelinde yatan temel faktörleri anlayabilmek için, kara kutu denemesine benzer durumlar yaratırlar. İnsan beynini açarak psikolojik denemeler yapmak olanağı olamadığı için davranış bozuklukları gösteren kimseler öldükten sonra beyinleri incelenir, böylece belirli beyin yapıları ile davranışın türleri arasında ilişki kurmaya çalışılır. Kara kutu benzetmesini yaparken, insan sinir sistemi ve davranışlarının karmaşıklığını da unutmamak gerekir. Kara kutu örneği, psikologların insan davranışıyla ilgili olarak karşılaştığı gerçek sorunun binlerce defa basite indirilmiş bir modelini temsil eder.

2. DAVRANIŞ ÖRNEĞİ  (Bir Bardak Suyu alıp İçmek)

         Her bir davranışın altında yatan binlerce sinirsel süreç, saniyenin binde ve hatta milyonda biri kadar ufak birimlerle ifade edilebilen kısa bir zaman süresi içinde sinir sisteminde gerçekleşir. Böylece dış dünyada ki ışınsal enerji (bardak görüntüsü), gözün retinasına iletilir, oradan da diğer görsel sinirler aracılığıyla insan beyninin değişik bölgelerine gönderilerek anlamlandırılır. Bu anlamlandırma sonucunda, uzanıp bardağı alma ve suyu içme davranışı gerçekleşir


Genel Psikoloji / Ruhbilim + Davranış Bilimleri

Psikoloji, davranışlar ve zihinsel süreçler ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen bilim dalıdır. Hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki çalışmaları kapsar. Kısaca Psikoloji, insan davranışlarının altında yatan temel nedenleri bulmaya çalışan bilimsel çabaya verilen addır. Psikoloji, bir tek kişi veya bir tek davranışla ilgilenmez. Bireyin içinde yaşadığı toplum karmaşıklaştıkça, bireyin davranışlarını inceleyen psikoloji biliminin katkısı da o derece önem kazanır.
Bir toplumun en önemli serveti, hazinesi o toplumun insanlarının zihin gücü, zekâ ve yetenekleridir. Doğumundan ölümüne kadar birey olarak yaşantısını sürdürdüğü toplumda, sosyal ilişkiler ve iletişimler yumağı ve odağı içinde bulunan insan, psikoloji biliminin yardımıyla önce kendini sonrada diğer insanları tanıyarak, çok yönlü ve karmaşık yaşam biçimini yönlendirme durumundadır

Sınavsız 2. Üniversite ile Oku Okuyabildiğin Kadar

İster Mezun ol da Tekrar Oku, İstersen Bi Okulda Okuyorken bi tane daha Oku..
2. Üniversiteni oku, 3’ü oku hatta 4.yü Oku.. :D Eğitim Şart, Hayat Boyu Eğitim Forever =)) Bilgiler Sınırsızdır fakat İnsan Ömrü Sınırlıdır. O yüzden Yaşlanmaya değil, bilgilenmeye bakın..

Sınavsız İkinci Üniversite Kapsamında 3 farklı Üniversite bize Eğitim İmkanı sunmaktadır.
* Anadolu Üniversitesi
* Atatürk Üniversitesi
* İstanbul Üniversitesi

Batılı Bilim ve Türklerin buna Etkisi


Onlarca farklı Derste ve her yeni konuda hep Alman, İngiliz gibi Avrupalı İnsanların düşünce, yorum ve araştırmalarını öğreniyoruz / öğretiliyoruz..

Koskoca Türkiye Cumhuriyetini kuran, onca Savaşlar ve Mücadeleler hakkında Stratejiler geliştirip, kararlar alan, ileri görüşlülüğü ve zekası sayesinde Türk ve Dünya tarihini değiştiren Atatürk, hiç bi alanda araştırma ve yorum yapmamış mı acaba ?!

bi Mevlana, bi İbni Sina, bi Atatürk, bi Mimar Sinan; bi Tonnies, bi Cooley yada Althusser'den daha mı Aptal ?!

Onca Başarı ve İlerleme rastgele mi olmuş yoksa derin düşünceler, etkili yorumlar ve önemli araştırmalar sonucu mu? Peki, Biz niye hala Sosyoloji yahut diğer Sosyal Bilimler Akademik kaynaklarında Atatürk ve diğer değerli Filozof ve Düşünürlerimizin araştırmalarını okuyamıyoruz ?

Ders Kitaplarımızı yazanlar, belirli yerlere gelmiş kendini kanıtlamış Türk Profesörlerimiz, bu kitaplara Neden Türk Bilim Adamlarının araştırmalarını öncelikli olarak dahil etmiyorlar ? Tarihimizden utanıyorlar mı ? Bence utanılacak bir Tarihimiz yok aksine Gurur duyulacak, Ders ve Örnek alınacak bir Geçmişimiz var.


Bazı Türk Bilim Adamları, Düşünür ve Filozoflar

Ahmed Bin Musa : ( 10 yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin Öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.

Akşemseddin : ( 1389 - 1459 ) Pasteur önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbulun fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır

Ali Bin Abbas : ( ? - 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

Ali Bin İsa : ( 11 yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.

Ali Bin Rıdvan : ( ? - 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.

Ali Kuşçu : ( ? - 1474 ) Ünlü Bir türk astronomi ve matematik bilginidir.

Ammar : ( 11 yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.

Abdüsselam : ( 1926 - 19 ) Pakistanlı Fizik Bilgini İlk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.

Battani : ( 858 - 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biri trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.

Beyruni : ( 973 - 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni amerika kıtasının varlığını kristof colomb'un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

Bitruci : ( 13 yüzyıl ) Kopernik'e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.

Cabir Bin Eflah : ( 12 yüzyıl ) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir . Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.

Cabir Bin Hayyan : ( 721 - 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en Küçük parçası atomun parçalana bileciğini bundan 1200 sene önce söylemiştir.

Cahiz : ( 776 - 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.

Cezeri : ( 1136 - 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçi Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir..

Demiri : ( 1349 - 1405 )Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir ... Hayatül hayavan isimli kitabı yazmıştır.

Dinaveri : ( 815 - 895 ) Botanikçi Ve astronom bir alim olarak bilinir.

Ebu Kamil Şuca : ( ? - 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.

Ebu'l Fida : ( 1271 - 1331 ) Büyük Bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.

Ebu'l Vefa : ( 940 - 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.

Ebu Maşer : ( 785 - 886 ) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

Evliya Çelebi : ( 1611 - 1682 ) Büyük Türk seyyahı ve meşhur seyahatnamenin yazarıdır.

Farabi : ( 870 - 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

Fatih Sultan Mehmet : ( 1432 - 1481 ) İstanbulu feth eden ve Havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır fatihin kendi icadı olan ve adı "şahi" olan topların ağırlığı 17 ton ve bakırdan dökülmüş olup 1.5 ton ağırlığındaki mermileri 1 km ileriye atabiliyordu bu topları 100 öküz ve 700 asker ancak çekebiliyordu..

Fergani : ( 9 yüzyıl ) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.

Gıyasüddin Cemşid : ( ? - 1429 ) Matematik alimi. Ondalık kesir sistemini bulan çemşid cebir ve astronomi alimi.

Harizmi : ( 780 - 850 ) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa' ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.

Hasan Bin Musa : ( - ) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri..

Hazini : ( 6 - 7 yüzyıl ) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.

Hazerfen Ahmed Çelebi : ( 17 yüzyıl ) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.

Huneyn Bin İshak : ( 809 - 873 ) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.

İbni Avvam : ( 8 yüzyıl ) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.

İbni Battuta : ( 1304 - 1369 ) Ülke ülke , kıta kıta dolaşan büyük bir seyyah.

İbni Baytar : ( 1190 - 1248 ) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.

İbni Cessar : ( ? - 1009 ) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 900 sene önce açıklayan müslüman doktor.

İbni Ebi Useybia : ( 1203 - 1270 ) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor.

İbni Fazıl : ( 739 - 805 ) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını kuran vezir.

İbni Firnas : ( ? - 888 ) Wright kardeşlerden önce 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.

İbni Haldun : ( 1332 - 1406 ) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi kuran mütefekkir. Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisidir. Sosyolog ve şehircilik uzmanı.

İbni Hatip : ( 1313 - 1374 ) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.

İbni Havkal : ( 10 yüzyıl ) 10 asır önce ilmi değeri yüksek bir coğrafya kitabı yazan alim.

İbni Heysem : ( 965 - 1051 ) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.

İbni Karaka : ( ? - 1100 ) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.

İbni Macit : ( 15 yüzyıl ) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.

İbni Rüşd : ( 1126 - 1198 ) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.

İbni Sina : ( 980 - 1037 ) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

İbni Türk : ( 9 yüzyıl ) Cebirin temelini atan islam bilgini.

İbni Yunus : ( ? - 1009 ) Galile'den önce sarkacı bulan astronom.

İbni Zuhr : ( 1091 - 1162 ) Endülüsün en büyük müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa'da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.

İbnünnefis : ( 1210 - 1288 ) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü islam alimi.

İbrahim Efendi : ( 18 yüzyıl )Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.

İbrahim Hakkı : ( 1703 - 1780 ) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamı. En ünlü eseri marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahsetmiştir.

İdrisi : ( 1100 - 1166 ) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.

İhvanü-s Safa : ( 10 yüzyıl ) çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi , Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.

İsmail Gelenbevi : ( 1730 - 1791 ) 18 yüzyılda osmanlıların en güçlü matematikçilerinden.

İstahri : ( 10 yüzyıl ) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.

Kadızade Rumi : ( 1337 - 1430 ) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.

Kambur Vesim : ( ? - 1761 ) Verem mikrobunu Robert Koch'dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.

Katip Çelebi : ( 1609 - 1657 ) Osmalılarda rönesansın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamı.

Kazvini : ( 1203 - 1283 ) Ortaçağın Herodot'u müslümanların Plinius'u , astronom ve coğrafyacı bilgin.

Kemaleddin Farisi : ( ? - 1320 ) İbni Heysem ayarında büyük islam matematikçisi, fizikçi ve astronom.

Kerhi : ( ? - 1029 ) İslam Matematikçilerinden.

Kindi : ( 803 - 872 ) İbni Heysem'e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.

Kurşunoğlu Behram : ( 1922 - ? ) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen prof. Behram Kurşunoğlu Amerika da florida üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır


Lagarî Hasan Çelebi : ( 17 yüzyıl ) Füzeciliğin atası, osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.

Macriti : ( ? - 1007 ) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.

Mağribi : ( 16 yüzyıl ) Çağının en büyük matematikçilerinden . Mağribinin eseri olan Tuhfetü'l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.

Maaşallah : ( 72? - 815 ) Meşhur islam astronomlarındandır. Usturlabla İlgili ilk eseri veren bilgindir.

Mes'ûdi : ( ? - 956 ) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.

Mimar Sinan : ( 1489 - 1588 ) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.

Muhammed Bin Musa : ( 9 yüzyıl ) Dünyanın Çevresini ölçen 3 kardeşten biri. Matematikçi ve astronom.

Mürsiyeli İbrahim : ( 15 yüzyıl ) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.

Nasirüddin Tusi : ( 1201 - 1274 ) Trigonometri sahasında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini kuran, matematikçi ve astronom.

Necmeddinü-l Mısri : ( 13 yüzyıl ) Çağının ünlü astronomlarından.

Ömer Hayyam : ( ? - 1123 ) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi ömer hayyama aittir.

Piri Reis : ( 1465 - 1554 ) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını kristof kolomb 'dan önce bilen ünlü denizci.

Razi : ( 864 - 925 ) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa'ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi. Devrinin En büyük bilgini İbni Sina ile aynı ayarda bir bilgin.

Sabit Bin Kurra : ( ? - 901 ) Newton' dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk islam bilgini. Matemetik ve astronomi alimi.

Sabuncu Oğlu Şerefeddin : ( 1386 - 1470 ) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.

Seydi Ali Reis : ( ?-1562 ) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.

Şemsettin Halili : ( ?-1397 ) Büyük bir astronomi bilginidir.

Şihabettin Karafi : ( ? - 1285 ) orta çağın en büyük fizikçi ve hukukçularından.

Takiyyüddin Er Rasit : ( 1521 - 1585 ) İstanbul rasathanesi ilk kuran çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.

Uluğ Bey : ( 1394 -1449 ) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.

Zehravi : ( 936 -1013 ) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..

Zerkali : ( 1029 - 1087 ) Keşif ve hizmetleri ile ün salmış astronomi alimidir.

#ÇocuklaraBağırma


"Ancak Çocukla Çocuk olursanız Gerçek Olgunluğa ulaşabilirsiniz.."  M.Gültekin

Dünyada canımı bu denli yakan başka bir davranış daha yok yahu.. İçim eriyor, yerin dibine giriyorum ben o anlarda.. Tanımadığım bir Anne Çocuğuna sokak ortasında bağırınca ben resmen hayata küsüyorum yaa.. Bir baba sıkı sıkı çocuğunu sarsıp, Sessiz olması ve rahat durması için Hiddetli bir şekilde azarlayınca ben hayattan kopuyorum yaa..

O anne ve babaları karşıma alıp, ellerini bi sandalyeye bağlayıp 24 saat Hiddetli ve Şiddetli bir şekilde kızarak bağırmak istiyorum.. Belki o zaman anlarlar bu davranışlarının ne kadar büyük bir Hata olduğunu.. Ama bu Bilinçsiz insanlar bence ondan da anlamazlar.

#ÇocuklaraBağırma işte yahu, Bağırma !.. O yaşı ve yaratılışı gereği oynayacak, zıplayacak, taklit yapacak, koşacak, yuvarlanacak, bağıracak, araştıracak, kurcalayacak ve susmayacak.. Onu susturmaya çalışmayın.. Kendine güveni olmayan, Karamsar, kendi kararlarını alamayan ve gelecek hayali olmayan bir Çocuğunuz olsun istiyorsanız Onu Susturun Evet.. Hiperaktivitesini / enerjisini engelleyin, kapatın çocuklarınızı dört duvarlar arasına, Koruma ve Sevgi adı altında mahvedin Geleceklerini.. Aynı hastalıklı Karamsar düşünceleriniz ile kendi Hayatlarınızı berbat ettiğiniz gibi..

Dünyanın En Pozitif İnsanıdır Çocuklar.. Saatlerce uğraşırlar kumdan kale yaparlar koca bi dalga gelir tamamen yıkar o kalelerini ama hiçbir şey olmamış gibi tekrardan yapmaya başlarlar. Çünkü Büyükler gibi anlamlandırmaz o olayları, Karamsar ve negatif değildir zihinleri. Daha iyi bir Kale yapmak için fırsat görürler o yıkıntıyı..

Koşar koşar koşar gider düşer çarpar bir yerini, 2 dk ağladıktan sonra Tekrar kalkar ve koşmaya devam eder. Yenilgi nedir bilmez onlar. Biz büyükler gibi Başarısızlık nedir bilmezler. Öğrenilmiş çaresizlikleri yoktur onların.. Ta ki Bilinçsiz Aile Davranışları ve düşüncelerine maruz kalıncaya dek.. Ve ta ki Ezberci ve Kukla zihniyetini amaç edinmiş, Gelişime ve yeniliğe kapalı Eğitim sistemine sahip Okullarla tanışıncaya dek..

Dünyanın En Hızlı öğrenen varlıklarıdır Çocuklar.. Geçmişinizde ki unutamadığınız, fark edemediğiniz travmalara dönüşen ve ‘Hayatın gerçekleri’ olarak adlandırdığınız Ahmakça düşünceleri aktarmayın onlara.. Tertemiz zihinlerini Doktor, Öğretmen ve Polislik Meslekleriyle bulandırmayın.. Bırakın ne istiyorsa, Onu hayatı boyunca ne Mutlu edecekse onu destekleyin.

Çocuklarınızı Gütmeyin !.. Onlara sadece Sevgileriniz ile destek olun.. Sürekli siz arkasından tutmaya çalışmayın, Düşecekse düşsün. Onun ödevlerini ve onun yapması gerekenleri sürekli siz yapmayın, Başarısız olacaksa olsun. Tüm bu deneyimleri yaşasın ki Hayatı kendi keşfetsin. Olan tüm olayları iyi yada kötü olarak adlandırmayın. Çünkü evrende iyi ya da kötü yoktur. Sadece olan olaylar vardır, iyi yada kötü insanların o olaylara taktığı sıfatlardır sadece. Ve her olay bizim için en hayırlısı olmuştur ve olacak daha kötü sonuçları engellediği için, şuan olmak zorundadır ve olmuştur. Asla isyan etmeyin ve Çocuğunuza da isyanı öğretmeyin.

#ÇocuklaraBağırma işte.. Bunun ötesine geçip vuranlar, dövenleri bile görüyorum. Ve insanlardan iyice soğumamı sağlıyor bu Malca davranışlar. “Dayak Cennetten çıkmadır.” Sözü Dini veya Kutsal bir vecize değil sadece Gereksiz bi Atasözüdür. Çocuk Eğitiminde ki en büyük 2. Yanlıştır. Birincisi ise Ceza vermektir. Çocuğunuza vurmayın, o çocuktur ve çocukluğunu yaşamak en büyük Hakkıdır. Kendinizi düşünün hep çocukluğumu yaşayamadım, hep kısıtlandım demez misiniz, ee o halde aynı hatayı neden yapıyorsunuz..

“Kimin çocuğu varsa, onunla çocuklaşsın.”
Hadis-i Şerif  | İbn Mıhled, Ahbâru’s-Sığar


"Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
Doğan Cüceloğlu

Bırakın çocuklarınızı çocukluklarını yaşasın ve Hayata değer katan, Topluma yararlı Bireyler olarak yetişsinler. Onları gütmeyin, sadece Sevin..

Tüm bu Sistemi değiştirip, Daha yaşanılabilir dünya için MarMar Gelişim ve Mutlu Melekler Anaokulu Hizmetlerimiz ile Biz Varız.. =)) Peki ya siz ?!


Sosyal Sorumluluğu olan bir Birey isen Haydi sende bi adım at,

Destek ol.. =))

Yazıyı Facebook'ta PAYLAŞ,
yahut Twitter'da #CocuklaraBagirma hashtag'iyle Milyonlara ulaş..



Her çocuk bu kadar Bilinçli ve kendini ifade edecek kadar Farkındalığı yüksek değil..
Şuan belki gülerek izleyeceğiniz bu birkaç dakika, o Çocuğun tüm hayatı ve tüm hayat amacı..
Bırakın çocuklar çocukluğunu yaşasın.. Onları kendiniz gibi düşünmeye İtmeyin !..



Beyne Bilgi yüklemek | Başarı Hipotezi


Bundan 7 yıl önce, 16 yaşında Karamsar, aşırı Utangaç ve Özgüveni olmayan bir çocukken yapmış olduğum bir araştırmayı buldum eski defterlerim arasında..

Problem/Sorun : Bilgiyi Hızlı, Kalıcı ve Çok öğrenmek
Hipotez : Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek
October 2006

Lise 2’ye giden, O zamanlar daha Bilincin, Farkındalığın ve Psikolojinin farkında olmayan, O güne kadar hiç sevgilisi olmamış ve Sürekli Aşk acıları çeken, Ailevi sorunlar yaşayan, O güne kadar daha yalnız başına tek bir karar bile almamış, Aşırı utangaç ve Aciz bir çocuktum. Ders çalışmalarım sırasında İnsan beynine ’’Bir şekilde’’ bilgiyi yüklemenin mümkün olduğunu düşünüyordum. Ufkum geniş olmadığı için sınırlı düşüncelerle düşünebiliyordum, Hap ve iğne gibi.. Ama ‘Başka bir şekilde’ olarak tanımlayamadığım bir çözümün olduğuna da inanıyordum.

Tıpkı Sokrates, Einstein gibi.. O şeyin, aradığım şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyor ama öyle bir şeyin varlığını ve mümkünlüğünü hissediyordum.


Bir yandan bu araştırmaları ve düşünceleri yaparken, bir yandan da Yalnızlığın verdiği karamsarlık ile Hayatımı sonlandırma düşünceleriyle boğuşuyordum. Dersleri ortalama olan, Fiziksel görüntüsü aşırı Sivilceli olarak tanımlanan, Sürekli Reddedilen, kendini beğenmeyen ve herkesi kendimden üstün gören bir dönemde değişik şeyler düşünüp, duygularımı ve fikirlerimi yazılara dökerek hayatta kalmaya çalışıyordum.

Yalnızlık duygusu ve ‘Neden bende Mutlu olamıyorum’ düşünceleri Dini bilgilerimden ağır bastığı o Lise Mezuniyet gecesi Antalya Falezlerden intihar etmeyi planladım. O gün geldi ve Siyahları giyinip, o gün gecesinde atlayacağım için gün içerisinde tamamen rahat konuştum insanlarla ve bunun ne kadar Mutlu edici olduğunu gördüm. Aslında tüm karamsar düşüncelerin ve mutsuzluğun kendi Zihnimde olduğunu fark ettim ve o gün yeni bir Başlangıç yapmak için kendime Söz verdim.
Öss sonuçlarıda o hafta açıklandı ve Süleyman Demirel Üniversitesine başladım.
Yeni bi Hayat, yeni Hayaller ve yeni Mutluluklar…

O İlk Üniversiteden Mezun olmaya yakın, Bitki derslerimize giren değerli hocam Prof. Dr. Atila GÜL her dersinde ‘Kendinizi Geliştirin.. Yaptığınız işin en iyisini yapmaya çalışın ve sevdiğiniz alan her ne ise onda kendinizi geliştirin.’ diyordu.
Ve ben hep şu soruyu soruyordum kendime ve cevap alamıyordum bi türlü..
’’ iyi de Nasıl Kendimizi Geliştireceğiz, Napıcaz ? ’’

Bunun nasıl yapılacağını, Kendimizi nasıl geliştireceğimizi keşfetmem anca 4 yıl sonra mümkün oldu.

20 yaşında, 2010 un ilk aylarında okuduğum ‘Avucunuzdaki Kelebek’ kitabıyla kendimi sorgulama fırsatı yakaladım. Ben ne için yaşıyorum? Hayat amacım ne? ve Ne istiyorum?
Bu soruları cevaplayamadım. Çünkü ne olacağımı ve ne istediğimi bilmiyordum.
Bilgi öğrenmek ve yeni şeyler keşfetmek ve araştırmak beni çok Mutlu ettiği için, Kurslara, Eğitimlere ve Seminerlere katıldım. Bu süreçte tamamen kendini gelişmelere açtım ve sürekli araştırarak bilgiler öğrenmeye odaklandım.

Şuan tarihler Nisan 2013 ü gösteriyor. Yani O günlerden birkaç yıl sonrası..
4. Üniversitemi okuyorum. 81 adet Sertifikam mevcut. 2 Kitap yazdım. Avrupaya geziler düzenledim. MarMar Gelişim Platformu ve Bilinç Akademi Kurucusuyum.. ve,
Guinness Rekorlar Kitabında,
Dünyanın En genç Kişisel Gelişim Uzmanı ve Beyin Dili Programlama Eğitmeniyim..
Vs…

Evet 16 yaşında, 'Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek' olarak o tanımlayamadığım şeyi şuan Psikoloji Bilimi ve Kişisel Gelişim ile bulduğumun farkındayım. 4 yıl önce içimde bir kıpırtı, bir heyecan ve bir inanç vardı. Ve Ben o inançlarımı, onca karamsar duyguma ve onca yaşanan acı olaylara rağmen güçlü tuttum ve ondan vazgeçmedim.

Hayallerinizin Büyük olmasına gerek yok, Güçlü olması yeterli…

Evet, o problemin çözümü aslında Zihnimizin, Duygularımızın farkına varıp, Bizi üzen ve Başarısızlığa iten etmenlerden kurtularak, Kendimizi keşfedip Zihnimiz ile istediğimiz her şeye ulaşabileceğimizin farkına varmaktır. Hayatın sırrı olarak tanımladığım bu gerçeklik, aslında çok Basit bir yöntem..

Hayatta kötü yada iyi yok, sadece olan olaylar var ve bunları Özkabul ile kabul etmek gerekiyor.. Aslında ‘Hayırlısı olsun’un Modern hali gibi..

Bir şeyi istiyorsak ona ulaşmak gerçekten mümkün. Bu Mutlu olmak olabilir, iyi bir iş olabilir yahut iyi bir Üniversite olabilir. Yeter ki istediğiniz şeyden asla vazgeçmeyin ve o şey için adım atın. Bu adımlar gece geç yatıp sabah çok erken kalmaksa, Tv ve Pc yerine kitap okuyup araştırma yapmaksa, onca boşa geçen zamanı o ulaşmak istediğiniz şeye ulaşmak için harcamaksa ve Tüm İnançlarınıza rağmen, tüm Çercevelerinize rağmen Mutluluk için Değişmek ve Değişimi kabul etmekse..
Evet tüm bunları yapma fedakarlığını gösterin ve Sizi üzecek, Hayallerinize inançsızlık gösterecek her unsuru Hayatınızdan uzaklaştırın..

Bunu tek başınıza yapamıyorsanız, Ücretsiz Koçluk Seansı için bana ulaşabilirsiniz.. =))

+90 543 214 00 91
muammergult@gmail.com

Vatan Millet Antalya !..

Ben Atatürk’ü çok seviyorum
ama Atatürkçü diye geçinen insanları sevmiyorum. O bilgili, ileri görüşlü, azimli ve çalışkandı. Her zaman bir Lider ve bir İdöl olarak kalacak. Ama bu Atatürk’ün arkasına sığınan çelimsiz Horozlar, Sosyal Medyada Sözlük yazan, vatana bir hayırları dokunmayan, Üniversiteler de kavga ve savaş çıkartan, gelecek hedefleri ve kariyer planları olmayan aciz insanların Ata’mızı benlenmesi benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Vatanımı ve Cumhuriyetimi çok seviyorum
ama Muhalefet Partisi olacağız diye iyi kötü her şeye isyan eden kıt beyinli insanları sevmiyorum. İktidarla ya da iyi işler yapanlarla birlik olup Milletin yararına işler yapmak yerine, kendi isteklerini diretmekte ısrarcı olan zihniyetleri ve bu zihniyetleri destekleyenlere üzülüyor ve acıyorum. Takım tutar gibi, Holiganlık yapar gibi parti tutan insanları sevmiyorum ve bu insanları istemiyorum ülkemde.. Hristiyanların kendi çıkarlarına göre İncili değiştirdiği gibi, alınan devlet kararlarını ve yaşanan gerçekleri değiştirmeye çalışmaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Cemaati çok seviyorum.
Ama Cemaati kendi çıkarlarına kullanan fırsatçı insanları sevmiyorum. Dini kullanarak belirli mevkilere gelmek isteyen ve bunu vicdan sömürüsü haline getiren insanları sevmiyorum. Ben 5 vakit Namazımı kılıp, Orucumu tam tutup, Harama, Faize ve Zinaya dikkat ederken, Sevgilimle geziyorum diye, düşükbel pantolon ve renkli gömlek giyiyorum diye bana Müslümanlık taslamaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Gelişime açık, ahretini düşünen imanını seven, Hayatın farkındalıklarda saklı olduğunu keşfetmeye çalışan, Mutlu ve Enerjik, araştıran, okuyan, kendine ve çevresine değer katmaya çalışan insanları çok seviyorum ama Bilinçsiz insanları sevmiyorum. Sürekli eleştirel yaklaşıp, çözüm yerine sorun üreten, adım atmak yerine laf kalabalığı yapan, yalan söyleyen, Egolu, Mal insanlarla aynı havayı solumak bile benim çok ağırıma gidiyor.


"Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir."
Mustafa Kemal Atatürk

Mutluluk kolay sey..


Bu hayatta bi birey değil de, bi bilgi olarak geldiğimi düşünüyorum bazen..
İnsanlara bakıyorum bi yandan gülüyorum bi yandan içim sızlıyor. Deniz kıyısında olması gerekirken asfalt yolda olan yengeçler gibiler. Çaresizler ve olanlardan bi haber..

Kitap okumakla gazete okumayı aynı kefeye koyan, kendi kız kardeşi olduğu halde yolda her kıza laf atıp göz tacizi yapan, yaptığı işin en iyisini yapmak yerine en kolayına kaçıp kaytarmaya çalışan, Sevgilisini yahut eşini kısıtlayan, hastalık derecesinde kıskanan, aşırı kibirli, gururlu, Egolu, Şiddet ve küfür içerikli davranışlarda bulunan, her şeye isyan edip başkalarını suçlayan, arkadaşlarının ya da akrabalarının başarılarını kıskanan, her şey hakkında bilgisi olmadan fikri olan, sürekli eleştiren, sorun üreten ve dedikodu/başkalarının muhabbetini yapan insanları görünce herhalde herkes şaka yapıyor diye düşünüyorum.

Görmüyorlar mı cidden hayatın güzelliklerini, fark etmiyorlar mı gerçekten yaşamlarında ki her şeyin birer Sınav olduğunu ve yaşanan her şeyin öğrenilmesi gereken deneyim olduğunu.. Ölüme, işten kovulmaya, dersten kalmaya ve giden Sevgiliye üzülmenin ne kadar Mantıksız olduğunu fark etmiyorlar mı ?

Olan olayların İyi yada kötü olmadığını, insanların bu olaylara bu sıfatları verdiklerini, yıllar sora ‘aa iyiki o olmuş bak’ dediklerinde bu bilinci fark etmiyorlar mı? O olan şeye gülseler de ağlasalar da değişmeyeceğini görmüyorlar mı? Adım atmadan sadece istemekle hayatlarının değişmeyeceğini bilmiyorlar mı? Tüm bunları biliyorlarsa neden uygulamıyorlar madem?

Çevrenin Alay etmesinden mi korkuyorlar yoksa soyutlanmaktan mı? Dışlanmaktan mı korkuyorlar yoksa yalnızlıktan mı? Zaten çevreye bu denli bir bağlılığı ve beklentisi olan, Özgürlüğü her nefeste yüreğinde hissetmeyen bir insan Mutlu, Huzurlu ve Başarılı olamaz ki.. Hayatta Mutlu olmayı da seçebiliriz, Mutsuz olmayı da.. Hayallerimize inanmayan insanları dinlememeyi, her şeye ve herkese rağmen Sevdiğimiz işi yapmayı ve her sabah enerjik bir şekilde uyanıp tüm insanlara gülmeyi de seçebiliriz, attığımız her adımı negatif sözleriyle engelleyenleri dinlemeyi, sırf para kazanmak için istemediğimiz bir işte çalışmayı ve her gün işe ve hayata lanet ederek tüm ömrümüzü tüketmeyi de seçebiliriz..

Mutluluk kolay şey..
* Odanızdaki eşyaların yerlerini değiştirin hatta imkanınız varsa ufak sevimli eşyalar/objeler alın.
* Spor yapın.. Yürüyün, Bisiklet binin, Paten kayın, Basketbol oynayın..
* Hiç gitmediğiniz yerlere gidin, girmediğiniz sokaklara girin.
* Sürekli kullandığınız yolları değiştirin, alt yada üst sokakları kullanın..
* Kitap okuyun.. Sevdiğiniz ve ilgi çekici olsun.
* Oyuncak oynayın.. Araba yada bebek yada Objelerle oyun oynayın..
* Resim çizin.. Bir tablo alın ve kafanıza göre Rengarenk yağlı boyalarla boyayın..
* Hareketli Müzikler dinleyin.. ve yüksek sesle sizde söyleyin şarkıları..



Estra Delux 5 Yıldızlı Vatani Tatil Fırsatı


5 ay Ücretsiz Tatil =)) 12 Ağustos 2012 – 18 Ocak 2013
Sizde benim gibi burda olmak İster miydiniz acaba? :D

Doğanın İçinde Taşıt ve Şehir Gürültüsünden Uzakta
Çanta, Gömlek, Pantolon, Terlik, Ayakkabı ve Mont Hediyeleri
Günlük Sağlık Kontrolü ve Sorgusu
Hergün Sabah Kalvaltısı + Öğle yemeği + Akşam Yemeği
Her sabah, Her akşam Günün Her anı Sıcak Duş
LigTv-Dijiturk-Dsmart yayınları ile Tüm Lig Maçları Keyfi
Cep telefonu Özgürlüğü ile Sınırsız İnternet
Uygulamalı Sabır ve Sukunet Deneyimlemeleri OutDoor Eğitimi
Hergün en az 3 DVD Filmi izlenilen Sinema Salonu
Hergün Ormanlık patikalarda Sağlıklı Yaşam Sporu ve Yürüyüş
Haftasonları Şehir Merkezine Günlük Gezi İzini
Her Hafta Çamaşır Yııkama, Berber ve Terzi Hizmeti
Hergün en az 5 saat Ruhsal Arınma & Düşünce Egzersizleri
Aylık 25 TL toplamda 125 TL Cep Harçlığı
Her Kantinde Dışarı Fiyatlara göre %75 indirimli Ürün Satışı
Sağlıklı Bronzlaşma Hizmeti
Savunma, Silah Atışı, Doğada Yaşam ve Gece Eğitimleri
7/24 Özel Korunan Konaklama Yerleri


Şafak 158 =))  12 Ağustos 2012
Hadi Bakalım Bismillahirrahmanirrahim.. | Bilecik Jandarma Komutanlığı
347.Kısa Dönem Askerliğim bugün başlamış bulunmaktadır. Gazam Mubarek ola..

"İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum."
Henry Davıd Thureau

Şafak 139 =))  30 Ağustos 2012
Herkesin Zafer Bayramı Kutlu ve Mutlu ola..
Yarın Yemin töreni var, ohh miss Bekle beni Eskişehir Evci izni.. :D

"Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm. Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, her şey olması gerektiği gibi. Her şey olduğu gibi.."
Virgina Woolf

Şafak 115 =)) 23 Eylül 2012
Uyku, Yemek, İstiraat, Nöbetler ve Devriyeler haricinde günde 12 saatim boş. Kendimi Okumaya verdim ve 4 günde 2 kitap bitti. :D Bunun üzerine Evden Kargoyla 25 tane kitap getirttim. Ve Karakolda Kütüphane oluşturmaya karar verdim. Yarın Bölük Komutanımıza Kitap Listesi ve Talep bildirimi yapacağım. Ellerinde Gazete, Boş Boş Tv'ye bakan askerler yerine, Okuyan Bilinçli Askerler için çalışmalar yapıyorum. Belki Askerlik Sistemini değiştiremem ama benim Kitaplarımdan ve anlattıklarımdan faydalanan Askerlerin hayatını değiştiriyorum. Hani Deniz Yıldızı hikayesinde ki gibi, Benim elimden gelen bu..

ASKER
158 gün uzunluğunda, 22 hafta çapında, 5 ay genişliğinde
düdükle yatan düdükle kalkan
Bulaşık ile uslanan, bulgur ile beslenen, traş ile süslenen
Astsubayın ileri itmesi, Uzmanın geri tepmesiyle çalışan
tek tek ve seri seri Nöbet tutan, Bot ile Kamuflaj arasına sıkışmış
Palaska ile bağlanmış, bir gün biter diye kandırılmış
Allah'ın en fakir Kuludur Asker..


Şafak atarsa 100 =)) 6 Ekim 2012
Anadolu Üniversitesi'nin Lisans Mezunlarına İkinci Üniversite Projesi kapsamında Sınavsız + Harçsız, Sosyoloji bölümüne kaydımı yaptırdım ve 4. Üniversiteme de Askerde başlamak nasip oldu..
1. Süleyman Demirel Üniversitesi - Peyzaj
2. Anadolu Üniversitesi - İşletme
3. Akdeniz Üniversitesi - Çevre
4. Anadolu Üniversitesi – Sosyoloji

Yaşamının son günlerinde bir öğrencisi Sokrates'in yanına gelir. Elinde değişik bir saz/enstürman gördüğü öğrencisinden bu enstürmanın nasıl çalındığını öğrenmek ister. Ölüm cezası verildiğini bilen öğrencisi der ki: "Hocam öğreteyim ama sazı çalıp, hiçbir zaman keyfini alamayacaksınız. Buna vaktimiz olmayacak."
Sokrates de, "Asıl keyf çalmakta değil, çalmayı öğrenmektedir."

Şafak 80 / Osmaniye =)) 29 Ekim 2012 – Cumhuriyet Bayramı
Plakalara düştük il il geziyoruz artık.. :p
Son durak Adana/01 sonra hep Antalya.. :D

İstediğiniz şeyleri yaparak geçirdiğiniz kısa bi hayat, zavallı bir şekilde harcanmış uzun bir hayattan iyidir.
işte bende bundan bahsediyorum ya ! =))

Şafak 67 / Zonguldak =)) 11 Kasım 2012
Nizamiye Nöbetçisi, Silahli Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması derken Bölük Komutani Yazıcılığına kadar yükseldim. Şimdide Muhabere İşletmeni - Santralci oluyorum.. :) Kalan 2 ayda bu hizla Genel Kurmay Başkanlığını zorlucam bakalim.. :p :D

Hayat Canlıdır. Doğru zamanı bekleyen avcı gibi bazen pusuya yatar, bazen masum bi av gibi önüne atlar. Bazen sana can katar, bazen canından can alır. Bazen gecelere kadar salya sümük seni ağlatır, bazende Mutluluk heyecanından sabahlara kadar uyutmaz. Bazen herşey bitti derken 2-3 darbe daha vurur iyice batırır dibe, bazende o bataklıktan Saraya çıkarıp çeşitli ve farklı farklı Harika seçenekler sunar sana. Evet Hayat nefes alır, nefes verir, seçim sunar, gizlenir, güler, kaçar, teslim olur, Mutlu eder ve her zaman bizim için en iyisini ister ve öyle davranır. Verdiği her olayda ki Pozitifliği ve Fırsatı görmeye çalışırsak, Hayatın gerçek sırrını da keşfetmiş oluruz..

Şafak 50 /  =))  |  28 Kasım 2012
Az önce TRT Kanalından bi Programcı aradı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Projemiz için Psikolojik çalışmalarınız ve Kişisel Gelişim Uzmanlığınız hakkında sizinle röportaj yapmak istiyoruz, dedi :D
İstanbul daki Holistik Yaklaşımlar Zirvesi sonrası TRT'nin İş Kanalında bi program yapmak için Sizi de dahil etmek istiyoruz, diye de ekledi. Hayatımın En Büyük Fırsatlarından birini Askerlik Kurallarında geçen "Asker Roportaj yapamaz" maddesi ile bu fırsatı bi süre için değerlendiremedim. Ama benim için Hayırlı olan budur kimbilir.. =)) İyi işler yaptığınız sürece, iyi şeylerde elbet bi gün size gelecektir. Ne yaparsanız yapın, işinizi severek yapın ve en iyisi olun. Emin olun bunun karşılığını alıyorsunuz.. :))

Hayalini ve Tutkunu mesleğin yapmalısın, sonra işin Oyun olur..


Şafak 44 / Malatya =))     |     4 Aralık 2012
91/3'lerin bugün gidişiyle birlikte şuan artık biz Tezkereciyiz. 347.KSD Kral Devre :p :D İlçeler arası MP5le Atış Denetiminde 9'da 6 vurdum, Seride hemde.. :D Ayrıca Silahı gözü açık 20 sn de söküyorum ve gözü kapali 1 dk da takıyorum. Şaka maka ben resmen Harp Sanatını öğrenmiş, bi Asker olmuşum ya.. :p :D Kantinci, küçük Mescidimizde Müezzin ve Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili de oldum artık Askeriye de olunacak bişey kalmamıştır heralde.. :)) :D

İdealleri olmalı insanın.. Hedefi, Hayalleri, Vizyonu.. Öyle mal gibi yaşamamalı.. Değer katmalı Hayata; Kendine, Sevdiklerine ve İnsanlığa.. Herşeyde isyan etmemeli, kabullenmeli ve bakış açısını genişletmeli evrenin sonsuzluğu kadar, gülümsemenin sıcaklığı kadar.. Ve farkına varmalı artık Neden, Ne şekilde ve Nasıl yaşadığının yada yaşatıldığının..

Şafak 26 / Eskişehir =)) Memleket.. | 21 Aralık 2012
Evet resmen Canlı Canlı Karı gördüm :p Bilecik'e ilk Kar benim Nöbetimde yağdı.. Bi Antalya Çocuğu olarak bunu izlemek değişik, soğuk ama Harikaydı.. :D Bu arada Maya'lı zihniyetlere kapak olsun, Allah'ıma şükürler olsun, bugün geri kalan Hayatımın ilk günü, vatana millete armağan olsun.. :p :D

"Michael Jackson'ın babası onu boksör olmaya, Muhammed Ali'nin ki de şarkıcı olmaya zorlasaydı ne olurdu ? Felaket olurdu. Aptal.. Fotoğrafçılığı seviyorsun ama gidip makinelerle evleniyorsun."
3 İdiots

Şafak 3 =)) Afyonkarahisar   |   13 Ocak 2012
Asker Duası :p
Bölük Komutanına rahmet, Astsubaya Merhamet, Kıdemliye Hürmet, alt devreye Sabır eyle yarabbi..
Yılan gibi sürünmekten, ördek gibi yürümekten, her gün Şafak beklemekten sen bizi kurtar yarabbi..
Çarşının yokluğundan, mıntıkanın çokluğundan, çamaşır bulaşık yıkamaktan sen bizi arazi eyle yarabbi..
Sabahları erken kalkmaktan, kızlar gibi yatak yapmaktan, hergün traş olmaktan sen bizi istiraatli eyle yarabbi..
Erken tezkere almayı, bol İaşe harcamayı, tez Doğan Güneş görmeyi sen bize nasip eyle yarabbii..
Amin.. :D


5 aylık çok Rahat ve çok Mutlu Jandarma 347.KSD Askerlik sürecimde edindiğim bilgi ve kazanımlar ile Nizamiye Nöbetçisi, Silahlı Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması, Bölük Komutanı Yazıcısı, Müezzin, Kantinci, Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili, Kütüphane Sorumlusu ve Santralci - Muhabere İşletmeni görevlerini hakkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum.. :D Güzeldi bea, herkese ve herşeye Teşekkür ederim..

Aslında Tarihimiz...

90 yıl önce hala daha Osmanlı Devleti var idi. 1 yüzyıl bile değil.

Aslında tarihimiz ne kadar da yakın, aslında insan hayatı ne kadar da kısa. O hep tarih kitaplarında yıllarca okuduğumuz şanlı savaşlar, karizmatik liderler ve büyük Osmanlı'yı Babannemin Annesi görmüş mesela
ve Osmanlı için hizmet etmiş zamanında.
Cumhuriyetin kuruluşunda da bulunmuş, Atatürk'ün naaşında da.. 

Atatürk'ün ölümü daha dün gibi, sadece 74 yıl önce. Ne kadar da yakın, bi İnsan ömrü uzaklığında.. 
Atatürk bu 57 yıllık yaşamına koca bir tarih sığdırmış. 
Fatih Sultan Mehmet'de 21 yaşında koskoca altın şehir İstanbul'u fethetmiş. 

Ya biz napıyoruz peki ?

21 yaşına gelmiş hatta geçmişiz, gelecek hayalleri ve net hedefi halen daha olmayan, Tv de gördüğü her şeye özenen, çevresel baskılarla bir ordan bir buraya sürüklenen, hayatı Memurluk denen Ruhsal Kafesle garantilemeye çalışan, öldüğünde sonsuz bi Hayatla nereye gideceğinin farkında olmayan ve adım atmayan bizler...

Artık sizce de Uyanma / Bilinçlenme vaktimiz gelmedi mi ?!

'Neden' ve 'Nasıl' yaşadığımızın farkında varalım artık.
Şu kısacık Dünya da gerçekten istediğimiz hayatımı yaşıyoruz
yoksa başkalarını Mutlu etmekle geçirdiğimiz bu güzel ömrümüzü, istemediğimiz ve mutsuz olduğumuz bir işte çalışarak mı tüketiyoruz ?..


PsikoSosyolog, Yaşam Koçu, Jandarma Muhabere Er
M.Gültekin
Şafak 87
Bilecik / Osmaneli Jandarma Karakolu




Antalya Turkuaz Gazatesi'de de Yukarıda paylaştığım Koşe Yazım.. =))

Adım Adım Mezuniyet | AÖF

"Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey..
Her şeyi gidip kendiniz almanız gerekir."
Bernard Shaw

Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Business Adminstration
2009-2010  Hazırlık
2010-2011  3.Sınıf
2011-2012  4. Sınıf

Haziran 2009‘da Süleyman Demirel Üniversitesi, Peyzaj ÖnLisans bölümünden Mezun olduktan hemen sonra, Eylül ayında İşletme bölümüne başvurma kararı aldım. Dikey Geçişle üstünü tamamlayabileceğim ve 3 yıl okuyup 4 yıllık işletme Diplomasına sahip olacaktım. Ve Bu sayede de Askerliği de kısa dönem yapacaktım.

Fikir aklıma yattı ve başvurdum.
Bir yılda 2 kez Sınava girip, bi anda 4 er 4 er Sınavların olması hoşuma gitti (eski yıllık sistem). Stres çabuk bitecekti.
Hazırlık Sınıfında 4 dersim vardı zaten. Ne kadar zor olabilir di ki ?!
İktisada Giriş
Hukuka Giriş
Genel Muhasebe
Genel İşletme

Adım Adım Mezuniyet…

10 Aralık 2009
“… Aşk ve iş hayatıma son verdim. Rahatım artık. Bi aksilik yok Allaha sükür. Yarın Aöf Sınavlarına yani İşletme Derslerine çalışmaya başlayacağım.”

24 Şubat 2010
“… A.Demirspor’a transfer oldum, her şey güzel.. Bu arada hala İşletme ( Aöf ) Sınavlarına Çalışmaya başlamadım. Yarın başlıcam İnş.”

18 Mart 2010
“… Klubü geçici olarak Tıbbı Sekreterlik ve iletişim Kursları için bıraktım. Açık öğretim derslerine hala çalışamadım. Büyük ihtimalle kalıcam. Her şeyin hayırlısı..”

3-4 Nisan 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Ara Sınav (Vize)

7 Mayıs 2010
“… AÖF İlk Sınavlardan (vize) iyi notlar aldım. İyi sayılır yani. Sonbahar da Karadeniz Turu atmayı düşünüyorum. Hadi ByBy.”

29-30 Mayıs 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Final Sınavı

3 Haziran 2010
“… Dün tam da Hayalimde olan Kişisel Gelişimleri eğitimleri veren bi kurumla karşılaştım. Aöf (Final) Sınavı boktan geçti.”

29 Haziran 2010
“… Dün Babannem para yolladı. Eğitime kayıt yaptırıcaktım Ailem karşı çıktı. Açık Öğretim’den 4 dersten 3 ünden kaldım.”

15 Temmuz 2010
“… Üniversite İşletme sınavlarında Zaten 4 tane olan derslerimin 3 ünden kaldım. Güzel bi program yaptım ve 3’unu de geçip Üniversite 3. Sınıfa geçicem İnş. ”

7 Ağustos 2010
“… Aöf’ye çalışmaya çalışıyorum ama çok zor yaa. Dersler zor değil, Çalışmak zor. 4 gün sonrada Oruç’lar da başlayacak. İşim çok zor Her şeyin Hayırlısı olsun. He bu arada ben 20 yaşına girdim. ”

20 Ağustos 2010
(Aöf sisteminde bi Üst Sınıfa geçebilmek için alt Sınıftan 2 tane dersi Borçlu alabilirsiniz.. | * Yıllık Sistem’de)
“… Açık Öğretim Bütünleme ye 14 gün kaldı. Kaldığım 3 dersten, 1 dersten geçsem yetecek ama zor. Rabbim yalvarırım yardım et. İnş ‘O’ benle barışır. Ve Aöf’de de 3’e geçerim İnş. Her şeyin Hayırlısı olsun. Amin. ”

28 Ağustos 2010
“… Oruç’ta 17.gün oldu. Açık Öğretim 1 hafta kaldı. Umarım Geçerim. ”

4-5 Eylül 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Bütünleme Sınavı

6 Eylül 2010
“… Bugün Oruç’un 27.günü.. ve Bugün Kadir Gecesiydi. Açık Öğretim de Hukuk çok iyi geçti, Çıkmış sorular çıktı hep. Diğer dersleri salladım. Aöf3’deyim.. ”

15 Eylül 2010
“… Aöf iyi geçmişti, büyük ihtimalle ve İnş. 3. sınıfa geçtim. Yarın Tekirova Futbol Turnuvası başlıyor. Büyük Gezime, Karadeniz Gezime 20 gün kaldı. ”

21 Kasım 2010
“… Aralık ayın da Açık Öğretim 3. Sınıf için ders çalışmaya başlayacağım İnş.”

2 Aralık 2010
“… 2 gündür Netten Radyo yayını kurmaya uğraşıyordum ve sonunda kurdum. Bugün Aöf için ders çalışmaya başlıyorum. ”

13 Aralık 2010
“… Ders çalışıyorum … ”

2 Ocak 2011
“… Ders çalışmaya başlamalıyım. Havalar yine soğudu. ”

14 Ocak 2011
“… Açık Öğretim derslerine Akdeniz Üniversitesinde Akademik Danışmanlık derslerine gidiyorum. 3. Sınıf dersleri iyi gidiyor, güzel kızlar var. ”

20 Ocak 2011
“… Dün Dedem öldü. Ve İktisat dersine gidememiştim. Bugün yağmur da yağmasına rağmen Maliyet Muhasebesi dersine gidicem İnş. ”

10 Şubat 2011
“… Bugün tam manasıyla yoğun olarak çalışmaya başladım. Nede olsa Son 49 gün kaldı Vize’ye. 2500 tane Çıkmış Soruyu 2 Nisan’a kadar 25 kere Tekrar edip, Ezberleyeceğim. ”

13 Şubat 2011
“… Ders çalışmaya ne güzel başlamıştım ama bu aralar yine bıraktım. Aöf3 –> Son 46 gün.. ”

5 Mart 2011
“… Aöf3’e son 27 gün kaldı ve hala çalışamadım. Başarılı olmak için tek formül, Çalışmak.. Biliyorum ama olmuyor işte. Neyse bi yoluna bakıcaz artık. ”

24 Mart 2011
“… Sınavlara 7-8 gün kaldı ve hala çalış(a)madım. Hayatım boka sardı gibi. ”

31 Mart 2011
“… Aöf’ye son 2 gün, kötü geçeceğini biliyorum ama İnş. Her şeyin Hayırlısı olur. Saat şuan, 05.16 ”

2-3 Nisan 2011 - AÖF İşletme 3. Sınıf, 2011 Ara Sınav (Vize)

10 Nisan 2011
“… Aöf Sınavlarım çok iyi geçti. Hepsi çıkmış sorulardan çıktı. Çok çalışmıştım gerçekten.. :p ”

2 Mayıs 2011
“… Aöf derslerinden hep iyi almışım. 2 gün Sonra Umut Kaya Konseri var. ”


24 Mayıs 2011
“… 3 gün sonra Aöf Finallerim var ve ben daha şıkları anca işaretliyorum. Kaldı ki 3000 soru da ezberleyeceğim. Bombok bi haldeyim bakalım İnş. Sonumuz iyi olur. ”

27 Mayıs 2011
“… Ders çalışmaya başladım haliyle yarın sınav var. Umarım inş. Her şeyin hayırlısı olur. Rabbim yalvarırım yardım et. ”

28-29 Mayıs 2011 – AÖF İşletme 3. Sınıf, 2011 Final Sınavı

21 Haziran 2011
“… Finaller açıklandı. 4 dersten geçtim, 4 dersten kaldım. ”


7 Eylül 2011
“… Bugün soruları işaretledim. Bir sürü ezber var daha. Aöf’ye son 3 gün.. 2500 Soru Ezberliyorum. ”

10-11 Eylül 2011 – AÖF İşletme 3, Sınıf, 2011 Bütünleme Sınavı

17 Eylül 2011
“… Akdeniz Üniversitesi, Çevre Koruma ve Kontrol bölümünde ki İlk yılım haftaya başlıyor. Aöf de iyi gibiydi bakalım hayırlısı.. ”

29 Eylül 2011
“… Dün TEGV de TÖYME Eğitimi vardı. … he bu arada Aöf yi alttan bi ders alarak geçtim olumm. :p 4. Sınıftayım ulan! ”


27 Mart 2012
“… 10 gün Sonra Aöf4 Vizeler var. 7 ders, 2gün, 4 Oturum ve 1 adam.. Aöf4 Vize – I want to play a game ”

3 Nisan 2012
“… Bugün pasaportum geldi. 4 gün sonra Vizeler var. Help! Daha çalışmadım. 1500 soru Ezberleyeceğim.”

7-8 Nisan 2012 - AÖF İşletme 4. Sınıf, 2012 Ara Sınav (Vize)

9 Nisan 2012
“… Bu hafta C## Eğitimim var. Aöf Sınavlarım Harika geçti. ”


27 Mayıs 2012
“… Haftaya Aöf var ve Vize almaya Ankaraya gidicez. Geldiğim de Finallere sadece 2 gün kalıyor. ”

31 Mayıs 2012
“… Haftasonu yani 2 gün sonra Aöf4 Finaller. Soruları işaretlemeyi bitirdim, ona çalışıyorum şimdi. 2000 soru ezberleyeceğim 2 günde. ”

2-3 Haziran 2012 – AÖF İşletme 4. Sınıf, 2012 Final Sınavı

6 Haziran 2012
“… Aöf4 iyi geçti. 5 Ders garanti geçiyorum en az 16 çıkmış soru çıktı, 2 ders normal geçti bakalım hayırlısı.. ”

17 Haziran 2012 – Anadolu Üniversitesi Mezuniyet Töreni


25 Haziran 2012
Sonuçlar Açıklandı.. Mezunum.. :P =))
                                                                   


Saat 16.30 gittim ilk olarak Büroya..
Notlar açıklanmadığı için Veremeyiz, dediler. Halbuki Gözlerimin önünde diplomaları paketliyorlardı..

Daha sonra Eve geldim ve İnternete baktığımda notlar açıklandı ve ben hemen saat 17.00 de çıkıp tekrar büroya gittim. 5.20 de kapanmasına yakın girdim, yetiştim. Ve orda ki 2 itici ve soğuk yaşlı kadın (1 tane genç bi Melek hariç) daha bizim sistemimize düşmedi yarın gelin, dedi..

Bende Yarın sabah erkenden Askerliğe başvuracağımı ve kesin almam gerektiğini ve bazı arkadaşlarında almış olduğunu söyledim. Suratı biraz asık şekilde arka masaya doğru geçti, diğer suratı asık arkadaşına O kişilere verdik işte, sonra böyle yayıldı, dedi. Ve Benim Diplomamı bulacağını söyledi.

Ve büyük Evlilik Defteri gibi bi Deftere imzamı attım ve İşletme Diplomamı, Transkriptimi ve Suplement’imi de aldım.


Teşekkürler AÖF.. Güzel bi 3 yıldı..

Seneye ’’Sosyoloji’’ Kredili Sistem ile 4 yıl daha Senin olucam… :p :D :D pek yakında..

Haziran 2012

Gerçek-i Redd


16 yıldır bir fiil

3 Üniversite, 4 dershane ve 13 farklı Özel Eğitim Kurumundan
19.000 saat yaygın ve Örgün Eğitim aldım ve Halen daha almaktayım..
20 farklı Meslek alanlarında Uzmanlığım bulunmakta..
Bu Eğitimler sonucu fark ettim ki, artık Öz'üme dönmeliyim,
Doğayla bütünleşip onunla bir Ömür geçirmeliyim..
Betondan duvarlar olmadan,
önümüze koyulan Hazır yemekler olmadan,
Yarın ne giysem derdi olmadan,
gelecekte garantili bir iş bulmalıyım sıkıntısı olmadan,
Kontör'um bitti, Kota'm doldu,
Dizi reklama girdi gibi saçmalıklar olmadan tamamen Özgürce..
Doğada tüm bilgiler mevcut zaten..
Sonsuz Huzur, Sonsuz Mutluluk...

Memur olup, Devletin Modern kölesi olmak istemiyorum.
Özel Sektörde İş kurup, Vergilerle Devleti doyurmakta istemiyorum.
Sigorta ve Maaş için 40 yıl –eşek gibi- körü körüne çalışmak istemiyorum.
Bir evim ve üzerime Tapum olsun istemiyorum.
Hayatı Garantilemeye çalışmak istemiyorum.
İnsanların Artık ne yapmamam gerektiğini bana söylemelerini istemiyorum.
Ben bir Özgür Ruhum..
Sokak Çocuğu olmayı göze aldım..
Kışın üşümeyi, bazen de aç kalmayı göze aldım.
Tahsilimi Başarı ile tamamladım,
2 Üniversite Diploması, 3 Madalya ve 75 tane Sertifika bırakıyorum size..
Bizi Gururlandırmadın, Tembel ve Sorumsuzsun diyemezsiniz..
Üniversitede çok büyük hastalık geçirirken yalnızdım,
İlk Üniversitemden Mezun olurken de yalnızdım,
İlk Semineri mi verirken de yalnızdım,
Yağmurlarda Bisikletimle Geleceğime pedallarken de yalnızdım,
Üniversite de yüzlerce kişiye İlk sunumumu yaparken de yalnızdım,
Hayallerimi kurup onları paylaşmaya çalışırken de yalnızdım,
Tatlı tatlı gülüp, kendi kendime Espiriler yaparkende yalnızdım..
2. Üniversite Mezuniyetimde de yalnızdım..
Aile, İş, İnsanlar, Mal, Mülk, Taşıt hepsi benim için bitti artık.
Umrumdışı..
Yalnızlığımla Mutluyum, Sizsizliğe ve Hiçbişeysizliğe alıştım..
Ben bir Özgür Ruhum artık..





Hayat denen süreçte tüm Yaşadığım farkındalıklar sonucu yaptığım bu paylaşımlara bi tepki !..

zaten memur olamazsın.çünkü olamayacagını sende biliyorsun ve
olmak istemiyorum diyerek kendini avutuyorsun.
özel sektörde iş kurabilecek cesaret ve gücün yok zaten
şuan zaten devlet senin vergin olmadanda doyuyor.doyacak.
çalışmak zor geliyor,her sabah sakal keserek işe gitmek
ve bunu tekdüze olarak göstermek sadece tembelliğini örtme çabası.
hayat belli zaten,herşey yolunda ilerliyor.
yalnızca aciz insanlar ne yapılması gerektiğini duymaya maruz bırakılır.
ne yapması grektiğin söyleyen kişi pozisyonuna geçemez.
şuan tutsaksın.
sokak çocugu bile olamazsın,bir emek gerektirir.
bütün kış internet alemlerinde sıcak odandaydın,bunu hepimiz biliyoruz.
tahsilini tamamlayan milyonlarca kişiden birisin farkın ne ?
sürekli 2 üniversite ve bilmem kaç madalya
bilmem kaç sertifikan oldugunu söylemen senin yüzsüzlüğüne örnek.
kimse sana gıptayla bakmıyor,
o sayısız sertifikanı almak için koşuşturuken ben sıcak yatagımda yatıyordum
ve inan bana hiç bişey kaybetmedim.
onların fotografını paylaşıp durma bence.
tamda tembel ve sorumsuzsun.
bunu sana kimse söylemiyorki
sen kimse söylemeden önce bana bunu diyemezsiniz diyerek önüne geçmek istiyorsun.
bende grip oldum,ve etrafımda 7-8 kişi yoktu.
ıspartadaydın, o sıcakda kim gelecekdi ki ?
sabah çok erken saatlerde seminer veriyorsun.
ayrıca seminerde diyemeyiz inanmadıgım bi şeyin neyini anlatıcaksın.
yol parası vermek istemiyorsunda o yüzden bisiklet kullanıyorsun.
yüzlerce kişi mi ?
hayallerini birileriyle paylaşman 'beraber hayal kuralım' mı diye düşünmenin bencilce olur.
kimse hayallerine ortak bulmak istemez.
bence çok tatlı gülmüyorsun.
2.üniversite şımarıklıgıda nedir ?
2 yıl bi okul okudun ve onu açık öğretimden 2 daha okuyarak 4'e tamamladın.
adam gibi bir dört yılı bile bitiremedin.
bence yalan konuşuyorsun.
aslında hepsi malk mülk aile umrunda.
kendini bile kandıramazsın.
umrunun tamda içi.dibi.
yalnızlıga alışsaydın sessizce çeker giderdin,
700 arkadaşının oldugu bu manifestoda bunları yazmazdın.
tutsaksın.

MarMar

Kasım 2009'da DenizBank Sınavını kazanıp Banko Görevlisi iş teklifi aldığım halde Memur olmak istemediğim için reddettim.
Haziran 2011'de Postahane/PTT'ye Memur olarak girdim, Maaşım ve Rahatımda çok iyiydi, lakin Gelecek Hayalim bu olmadığı için bu Devlet işinden de ayrıldım.

Özel Sektörde bi Kişisel Gelişim Merkezine kurucu ortak oldum lakin Özgürlüğüme engel olacağı hissini hissettiğim için Kurucu Ortak'lıktan ayrıldım. Bizzat bıraktım şirketimi.
Her sabah sakal kesme engelim yok, olsada bana zararı yok.

ben bütün yaz da odam da, internet başında gelişmek ve araştırmakla meşguldüm.
sizin uyuduğunuz saatlerde benim projeler üretip, bilgi paylaştığımı herkes biliyor.

2 Üniversiteden Mezun oldugumu söylemek sadece kendimi ifade etmektir

Bilgi öğrenmek için cat attım, ödül olarak sertifika verdiler. kuralları böyleymiş.
ısparta her zaman soguktu. ve yerde sürünürken o sogugu tum bedenimde hissettim.

Seminerlerim her zaman aksam saatlerinde oldu, işten cıkanlarda gelebilsin diye.

bisikleti seviyorum ve spor ve sağlıklı yasam için kullanıyorum.
Akdeniz Üniversitesinde ki son Sunumum 350 kişiyeydi.

Hayallerime Ortak aramıyorum, sadece beni dinleyecek en azından kafa sallıcam bir birey arıyorum.

Hazırlıkla birlikte 3 yıldır okumaktayım ve 4. yıllık okulu bitirdim.
seninle aynı zamanda başladık ve senin sadece 4 yıllık diploman var
benim ise hem 2 yıllık peyzaj, hemde 4 yıllık senle aynı İşletme..
bilinçli olarak bunu farketmiyorsundur belki ama kıskanıyorsun beni..


malk,mulk umrumda olsaydı aileyi reddetmez ve birbaşına yasamak için hazırlık yapmazdım.
700 arkadasımında hayatında farkındalık yaratmak amaclı
gerekleri gormeleri amaclı, hayallerine ulasma amaclı edindigim tecrube ve


bilgileri paylasmaktan her daim mutlu olucam ve oluyorum.
evet tutsagım.

benim hayallerime inanmayan ve beni algılayamayan biilincsiz insanlar arasında tutsagım..


19 yılımı bir hiç gibi yaşadıktan sonra, şu 2 yılımda kendimi keşfedip Mutluluğun dibine vurmuşken neyi yapmamam gerektiğini söylemeyin artık bana.. Siz doğrusunu yapında, Gururlanayım sizinle..

Yıllardır Ne yapmamam gerektiğini söylediniz.. yada Ne yapmam gerektiğini.. Ama hiç Benim ne istediğimi sormadınız.. Sanki kendiniz Ferrari'lerle Villanızın önüne geliyormuşsunuz gibi, Sanki Everest’e çıkan Özgür Ruhlar gibi bana Şunu Şunu yaparsan iyi olur demeyin.. Benim iyiliğimi de istemeyin, beni de Sevmeyin.. Eğer bahaneleriniz buysa…

Neden herşeyi olan bizler bu kadar Açgözlüyüz ? Varlığımızın birazı gidecek diye ödümüz kopuyor !.. 

Her gün bir yenisi çıkan Plazma Tv, Iphone ve Ipad’lere verecek param yok.
Konuşup, Msj atabileceğim telefonum var ya işte..
Sürekli dışarıdan yiyip, çeşit çeşit şeyler alacak param da yok.
İyi kötü doyuyoruz ya işte, Su neyime yetmiyor.
Arabanın taksitine, vergisine ve benzinine verecek param hiç yok.
Bisikletim var ya işte.
Modayı takip edicem diye, millete göstericem diye
Modern kıyafetlere verecek param hiç hiç yok..
5 yıl önce Pazardan aldığım 2si 5 lira Tişörtlerim çok tatlı hala..

Herkes bi Evde oturup, Herhangi bir işte Çalışıp, Televizyonu, Buzdolabı, Çamaşır Makinası, Bilgisayarı olan, 1000 tl ye yakın Maaş alan biri mi olmalı ?
Yahut Garantili ve Sigortalı bir İş mi bulmalı ?
Mutluluk ne bi Apartman Dairesinde, Ne 1500tl'lik Maaşta, Ne bir Son Model arabada, Nede Dünyanın En İyi Üniversitesini bitirmekte..
Mutluluk sadece Bizim Elimizde.. Mutluluk sadece zihnimizde..
Belki Mutluluk yağmurlu havada Bisikletle gitmekte..
Belkide 36 saat yemek yemediğin halde bir Simiti sokakta ki Köpekle paylaşmakta..
Belki Bilinçsizliği yüzünden sana haksız ithamlarda bulunup, sana negatif besleme yapan birine sadece Gülüp geçmekte..
Belkide gereksiz yere bizi Üzen ve Sinirlendiren İnsanlara, Onların aksine Çok Güzel iltifatlarda bulunmakta..
Belki gün doğumunu izleyebilmek için Sabahın 5'inde dolmuş yokken taa 10 km çarşıya yürürüp Karaoğlandan Manzara seyretmekte..
Belkide Mutlu olduğun şey aslında Anı Yaşayabilmeyi tatmaktta..
Bütün Sır, Şuanı Yaşayabilmektir.
Şuan Ne Mutlu ediyorsa yapmak, Ne Mutlu etmiyorsa Yapmamak..
Hayat gerçekten Basittir. Onu zor yapan Bizleriz..

Farkında değil belki İnsan ama Kibir, Gurur, Buğuz ve Öfke İnsanı Mutsuz Son'a iten en önemli şeylerdir. Mutluluğunuz için Öz'ünüze dönün. Ölünce "keşke" dememek için, Maneviyatınızın önüne geçmesin Dünyevi işler. Zira Ahiretten başka Öz ne olabilir ki, Ölümden başka gerçek ne olabilir ki.. Bundan Büyük Farkındalık ne olabilir ki..

Hayat ancak beklentileri sıfırlayınca Sonsuz Özgürlüğü sunar insana..

Neden Bi arkadaşımda "Hadi Gel Snowboad yapmaya gidelim", "At Binelim", "Su altına Dalalım", "Saklı Kente Tırmanalım", "Dağlarda Çadır Kuralım", "Bisikletle İl Dışına çıkalım" demiyor yahu ?!
Ne biçim Gençsiniz siz..
Cesaret 0, Heyecan 0, Adrenalin 0, Yaşama Sevinci 0, Adım atma 0
Sonrada Eften Püften şeyleri dert edip Hayata küsmeler, Aşk acıları, ders takıntıları, aile ve çevre saplantıları vsvs..
İçiniz Ölmüş Sizin olumm, gerçek bu.
Zaten 3-5 yıl sonra Ev-İş yahut Evlilik-Kariyer döngüsüne kapılı 50 yıl çalışacaksınız.. 
ve 80 yaşınıza geldiğiniz de 'vay be Amma Çalıştım haa' mı demek istiyorsunuz yoksa 'Amma Eğlendik be, hadi bi daha yapalım' mı, demek istiyorsunuz ?..
Vakit varken haydi Durma Gençliğini yaşa !..
Ben hertürlü varım, yeter ki Siz isteyin..

Bütün bir nesil Tıp ve Mühendislik değer yargılarıyla koşullandırılıyor sonra Satış danışmanlığı yapıyor, Truzimde çalışıyor ya da beyaz gömlekli masa başı devletin kölesi olmuş.. Reklamlar yüzünden yiyecek, araba ve kıyafet peşinde.. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp, gereksiz şeyler alıyoruz..

Geleceğimde Eğitmenlik ile Kişisel Gelişim Kariyerime devam etmekle birlikte yapabileceğim 2 alan var. Bu ne Satış Danışmanlığı, ne bi Memurluk, ne bi Bankacılık...
ya Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfında Ateşböceği Gezici Öğrenim Birimi Sorumlusu olup Şehir Şehir gezip tüm çocukların daha iyi bir Hayat sürmelerine destek vermek,

yada Bu yaz Gideceğim Askeriye de Yedek Subaylıktan ilerisine gidip, Subay olarak kalıp, Kıdem alarak 10 yıl Zorunlu Hizmetten sonra 32 yaşında Emekli olmak ve
Bundan Sonraki hayatıma Tamamen Özgür ve Rahat biri olarak devam etmek..
Ekonomik Özgürlüğe sahip olduğum vakit Tüm İnsanların Kendilerini gerçekleştirmelerine Sonsuz hizmette bulunup, Mutluluk Çalışmalarımı Zirveye çıkartabilirim diye düşünmekteyim..

Kendi Hayatında Başkalarının Mutluluğu, Senin Mutluluğunun önüne gecerse Mutsuzluğun başlar.
Şuan Çok Mutlu ve Çok Harika değilseniz,
ya Başkalarının dediği Hayatı yaşıyorsunuz yada Başkalarını mutlu etmeye çalışıyorsunuz !
Kendiniz için Yaşayın artık..
Hadi Kendine en güzelinden bi Hayal kur ve Adım at..

Gerçekler birtane olabilir ama Doğrular birçoktur.

Hz. Muhammed (S.a.v) Buyuruyor ki, "İki günü birbirine eş olan ziyandadır."
Dinimiz bile Gelişmemiz gerektiğini, Duramamız gerektiğini ve 'Oku'mamız gerektiğini bize söylerken, biz hala Teknoloji tutsağı olup Zihinlerimizi neden köreltiyoruz ?..

Bebeklerin sadece iki korkuyla doğduklarını biliyoruz; düşme korkusu ve yüksek seslere duyulan korkudur. Geri kalan tüm korkular öğrenilmiştir. Bu yüzden eğer korkmayı öğrendiyseniz, korkmamayı da öğrenebilirsiniz. Eğer bir şeyi bir şekilde yapmayı öğrendiyseniz, onu tamamen farklı ve daha iyi bir şekilde yapmayı da öğrenirsiniz. Öğrenmek Kişisel özgürlüğe giden yoldur.

Mutlu olmayı bilmiyorsan Öğren.. Dünyaya odun gelip kalas gitme. Mutlu olmayı öğren ve Mutlu olmak için çalış.. Mutluluk, yalnızca lüks bir restoranda bıldırcın kızartması yiyip, Fransız şarabı içmek değildir. Mutluluk, yalnızca oynak kalçalı sarışın bir dilberin koynunda sabahlamak da değildir. Mutluluk, kendin ve başkaları için doğru bildiğin yolda bazen ruzgarı arkana alarak, bazende rüzgara karşı önüne çıkan engelleri bir bir aşarak ilerlemektir.

Bilinç; nefes almak kadar kolay ama aynı zamanda gözü kapalı yürümek kadar zordur..

İstediğin her şeyi gerçekleştirme özgürlüğüne sahipsin..

Hayat hep Seçimlerden ibarettir.

Hayat basittir. Onu zor yapan bizleriz...